Söyleşen: İrfan Çinar Cumartesi, Ocak 23, 2016

İrfan Çinar:
Firstly classical three  questions:
What’s your favourite music genre?

Roy Smila: It's hard to say what is my favourite music genre,
Cause I love many different genres of music .
I love Reggae very much. I grow up with Bob Marley.
As well my favourite band is Pink Floyd. which I grow up with their music as well...
And of course -  Persian, Azeri and Turkish music. Which I'm in-love with and very influence from.

İrfan Çinar:
Önce klasik üç soru:
En sevdiğin müzik türü?

Roy Smila: En sevdiğim müzik türünü söylemek gerçekten zor. Çünkü pek çok müzik türünü seviyorum. Reggae’ye bayılıyorum. Bob Marley’le büyüdüm. En sevdiğim grupsa Pink Floyd, onların da müzikleriyle büyüdüm... Ve tabii – İran, Azeri ve Türk müziği. Onlara aşığım, beni çok etkiliyorlar.


İrfan Çinar
: Can you name three songs from favorite or another music genre for some lovely people who is reading us?

Roy Smila: Because I gave many genres in the previous answer, I will give one song from each music genre.
For Reggae - Great song is "Midnight Marauders" by "Fat Freddy's Drop".
Pink Floyd - all the songs are great . If i need to choose - "Shine on your crazy diamond".
A great Persian song - "Jane Oshagh" by the great "Parviz Meshkatian".

İÇ: Söyleşimizi okuyan birkaç iyi insan için dediğin türden üç parça ismi verebilir misin?

RS: Önceki soruda pek çok müzik türünden söz ettiğimden her biri için birer parça önereceğim.
Reggae için Fat Freddy’s Drop’tan Midnight Marauders harika bir şarkı.
Pink Floyd-bütün şarkıları çok iyi. Eğer birini seçmem gerekirse Shine on Your Crazy Diamond
Parviz Meshkatian’den muhteşem bir İran şarkısı Jane Oshagh


İÇ: Tell me about yourself. Who is Roy Smila? How do you spend your spare time? What do you do in a typical day of your life?

RS: Basically I don't have much spare time.Usually I'm working (in music) every day..But if I do have a spare time, I love to practice and play my Instruments, Jam with friends, also I'm learning Turkish, "yavas yavas", and also enjoying with my love Yeliz Kececi.

İÇ: Kendinden biraz bahsedebilir misin? Roy Smila kimdir? Boş günlerin nasıl geçer?

RS: Aslında pek boş vaktim yok. Genelde her gün (müzikle ilgili) çalışıyorum... Fakat boş vaktim olsaydı,  kendi enstrümanlarımla pratik yapmak çok hoşuma giderdi, arkadaşlarla beraber çalmak, bunun yanı sıra “yavaş yavaş” Türkçe öğreniyorum ve sevgilim Yeliz Kececi ile vakit geçirmek harika.


İÇ
: I also would like listen to Anna RF from you. Could you tell me about Anna RF?

RS: Anna RF basically started when Ofir J.Rock came to visit me in my studio in the desert.
After playing few songs together, mixing between the east and the west, we decided to try and make a video to one of the songs.I remember i even didn't wanted in first place...but after we saw the warm results from the music and the video, we just kept on going until today.Now we are Traveling a lot. making music and videos.collaborating with different artists.playing on stages and events around the world.flowing with the music...  

İÇ: Anna RF’yi bir de senden dinlemek isterim. Neler söylemek istersin?

RS: Anna RF, Ofir J. Rock’ın benim çöldeki stüdyomu ziyaret etmesiyle başladı. Beraber birkaç şarkı çaldık, doğu-batı sentezi yaptık, bu şarkılardan birine de video çekmeyi denemeye karar verdik. İlk etapta çok sıcak yaklaşmadığımı hatırlıyorum... Fakat müzikten ve videodan sıcak sonuçlar aldıktan sonra bugüne dek geldik. Şimdilerde çok geziyoruz, birlikte video çekip müzik yapıyoruz, farklı sanatçılarla çalışıyoruz, dünyanın pek çok yerindeki sahnelere çıkıyoruz ve etkinliklere katılıyoruz, müzikle uçuyoruz...


İÇ: Indian mother, Tunisian father, you are living in Israel, and you married to Turkish; you take lesson in a lot different places. How did you affect this different interactions?

RS: Basically, I don't believe in borders. Specially for matters like love and music, I know that there is no borders.
and I think that my story is a humble proof for that...
I been traveling in the last 3 years, sharing my music with different people and receiving in return a lot of love and inspiration.

İÇ: Hindistanlı bir anne, Tunuslu bir baba, İsrail’de yaşıyorsun, bir Türk ile evlisin; dünyanın pek çok yerindeki kemençe üstadlarından dersler aldın. Bütün bu milliyetlerle olan etkileşimin sana neler kazandırdı?

RS: Aslında sınırlara inanmıyorum. En çok da konu aşk ve müzikse sınır diye bir şey olmadığını biliyorum. Benim hikayemin de bunun bir kanıtı olduğunu düşünüyorum... Son üç yıldır geziyorum, müziğimi farklı insanlarla paylaşıyorum ve her yerden çok fazla sevgi ve ilham alıyorum.


İÇ: How do you feel when play kamancha? What’s happening in your soul?

RS: When I heard the Kamancha first time, I know I will play this Instrument...
 Its like I found the instrument that fit to my soul.
The Kamancha is my way to express myself. and when I play I'm more relax. Like charging myself.

İÇ: Kemençe çalarken nasıl hissediyorsun? Ruhunda neler olup bitiyor?

RS: Kemençeyi duyduğum ilk anda onu çalacağımı biliyordum. Adeta ruhuma uyan enstrümanı bulmuş gibiydim. Kemençe benim kendimi ifade etme şeklim. Çaldıkça rahatlıyorum. Sanki kendimi şarj ediyorum.


İÇ: When you look to wickedness which prevailing on the world, do yo believe that belong to this world?

RS: I guess everything that is happening, have to happen. everything have to be written in the big book of life.
but for sure i'm hoping for people to open their eyes and hearts, and to the world to go for more positive and better way.

İÇ: Dünya üzerinde hüküm süren, günden güne çoğalan kötülüğe baktığında bu dünyaya ait olduğunu düşünüyor musun?

RS: Sanırım yaşanan her şey, yaşanması gerektiği için yaşanıyor. Hepsi hayatın kocaman kitabında yazıyor. Ancak elbette insanların gözlerini ve kalplerini açık tutmalarını umut ediyorum, böylece dünya daha pozitif ve iyi bir yöne doğru gidebilir.


İÇ: You took lessons from lots of virtuosos. The people who I have been inspired dead when I was a child or I even wasn’t born yet. Because of this reason, I’m wondering: Can you tell me your education process?


RS: I started to play guitar when I was 15. And after a year or two I learned to play Bass guitar with a private teacher for 4 years...
I was 20 when I first arrived to India and my musical journey started... I was fascinating by the amazing instruments from the east that i discover along the way ...
  After trying some Instruments from India, I bought a violin. and started to learn from a great master and friend. Yair Dalal. he show me the real essence of the eastern music. and introduce me to the desert .
Later on I discover a bow instrument from Crete named "Lyra". and I was learning this instrument from another great master "Ross daly" .
when I was 23 I discover the Kamancha for the first time. Played by Mark eliyhu. My first teacher for Kamancha. 
When I Heard first time the Kamancha, I know that I found what I was seeking for...I was learning 4 years to play Kamancha from Mark, and from his father,the great master and composer, Perets Eliyahu, I was learning music from the east in general.specially Persian Music.  
Later on I met The great Kamancha Artist, Imamyar Hasanov. which I learn from him in his house, in the united state.and i still consider to be my teacher. 

İÇ: Pek çok kemençe virtüözünden ders aldın. Benim örnek aldığım insanların hepsi ben doğmadan ya da ben küçük bir çocukken ölmüşler. Bu yüzden merak ediyorum öğrenme süreçlerini biraz anlatabilir misin?

RS: 15 yaşındayken gitar çalmaya başladım. Bundan bir ya da iki sene sonra bir hocadan 4 yıl boyunca bas gitar dersleri aldım.
Hindistan’a ilk geldiğimde 20 yaşındaydım ve müzik yolculuğum başladı. Bu yolculukta keşfettiğim doğu enstrümanları beni çok etkiliyordu.
Hindistan’da birkaç enstrüman denedikten sonra bir keman aldım. Harika bir hoca ve iyi bir arkadaş olan Yair Dalal’dan dersler almaya başladım. Bana doğu müziğinin gerçek özünü gösterdi ve beni çölle tanıştırdı.
Sonraları ”lir” adını verdikleri bir yaylı çalgıyı keşfettim ve bir başka harika hocadan dersler aldım: “Ross Daly”.
23 yaşındayken kemençeyle ilk kez karşılaştım. Mark Eliyhu çalıyordu. İlk kemençe öğretmenim oldu.
Kemençeyi duyduğum anda yıllardır aradığım şeyi bulduğumu biliyordum... Mark’tan ve onun babası olan muhteşem bir hoca ve besteci olan Perets Eliyahu’Dan 4 yıl boyunca kemençe dersleri aldım, doğu müziğiyle ilgili temel şeyleri öğrendim. En çok da İran müziğiyle ilgili...
Sonradan en büyük kemençe ustalarından biri olan Imamyar Hasanov ile tanıştım. ABD’deki evinde kendisinden dersler aldım, hâlâ da bana hocalık yapmasını geçiriyorum içimden.


İÇ: To be honest , I begrudge to you. Can you give me kamancha lessons? J

RS: Learning Kamancha is a difficult task...you need a lot of time and passions...but it's worth it...
Basically I love to teach. and I had many student before. But because i'm playing a lot of concerts and moving a lot,I don't have time anymore to teach...

İÇ: Roy açık konuşalım: Seni kıskanıyorum. Hocam olup bana kemençe öğretir misin? J

Kemençe öğrenmek zor zanaat... Çok fazla vaktin ve sabrın olması lazım... Ama buna değer...
Esasında öğretmeyi seviyorum ve önceden çok sayıda öğrencim vardı. Fakat artık çok yerde sahne aldığım ve sürekli gezdiğim için, öğretmenlik yapmaya ayıracak zamanım pek kalmadı...


İÇ: I say, a thing which haven’t got visuality will be always is incompleted. But you are prioritizing visuality on your site, videos and at other things. What would you say?

RS: We live in times when it's more easy for people to listen with their eyes. and it's big part of our art. it's big fun for us to create songs and videos for the music.

İÇ: Görselliği olmayan şey hep biraz eksiktir derim. Sizse videolarınızda, sitenizde ve diğer yerlerde görselliği ön planda tutuyorsunuz. Neler söylemek istersin?

RS: İnsanların gözleriyle dinlemelerinin daha kolay olduğu zamanlarda yaşıyoruz. Ve bu bizim sanatımızın büyük bir kısmı. Müzik için şarkılar ve videolar üretmek bizim için oldukça eğlenceli.


İÇ: Related videos filmed at nature. How can you hear to nature? What does that whispering to you?

RS: We love to create videos in nature. in specially beautiful places that inspires us. 
A lot of our videos took a place in the desert. where we live and get our inspiration from...

İÇ: O videolar genellikle doğada çekiliyor ve müziğinizle bütünleşiyor. Doğayı nasıl duyabiliyorsun? Sana neler söylüyor?

RS: Doğada video çekmeyi seviyoruz, en çok da bizi etkileyen güzel yerlerde... Pek çok videomuzu çölde çektik, yaşadığımız ve esinlendiğimiz yerde....


İÇ: I haven’t seen desert before. Can you tell me that?

RS: The Desert is where we live and get our inspiration from. The desert is very powerful place. very quite...not everyone can handle the emptiness and the silence... very beautiful and full with space and creativity.

İÇ: Ben çölü hiç görmedim. Bana biraz çölü anlatabilir misin?

RS: Çöl yaşadığımız ve esinlendiğimiz yer. Çöl çok güçlü, çok sessiz... Herkes bu boşluğu ve sessizliği kaldıramaz... Çok güzel ve boşluklarla, yaratıcılıkla dolu.


İÇ: In your opinion, is desert timeless?

RS: When you walk in the desert you feel immediately how much small you are compare to the endless space...and you can feel how old it is...and timeless.

İÇ: Sence çöl zamansız mıdır?

RS: Çölde yürüdüğünüzde birden bire sonsuz boşlukta ne kadar küçük olduğunuzu hissedersiniz... ve çölün ne kadar yaşlı olduğunu... ve zamansız.


İÇ: Can we learn first two books come to your mind from your library?

RS: "Badulina" by Gabi Nitsan, and "his house in the desert" by Meir Shalev.

İÇ: Kütüphanende elinin gittiği ilk üç kitabı öğrenebilir miyiz?

RS: Gabi Nitsan’dan “Badulina” ve Meir Shalev’den “His House in the Desert”.


İÇ: What is your favorite lines of poetry?

RS: The song of songs, which is Solomon's.
Let him kiss me with the kisses of his mouth--for thy love is better than wine.
Thine ointments have a goodly fragrance; thy name is as ointment poured forth; therefore do the maidens love thee.
Draw me, we will run after thee; the king hath brought me into his chambers; we will be glad and rejoice in thee, we will find thy love more fragrant than wine! sincerely do they love thee. 

İÇ: En sevdiğin şiir dizeleri?

RS: Süleyman’ın ezgiler ezgisi.
Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün!
Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.
Ne güzel kokuyor sürdüğün esans,
Dökülmüş esans sanki adın,
Kızlar bu yüzden seviyor seni.
Al götür beni, haydi koşalım!
Kral beni odasına götürsün.
Seninle coşup seviniriz,
Aşkını şaraptan çok överiz.(*)


İÇ: Pen or PC?

RS: Both...sometimes i feel like pen...sometimes like pc...

İÇ: Kalem mi bilgisayar mı?

RS: İkisi de, bazen kaleme yakınım, bazen bilgisayara.


İÇ: Let’s think that you are not a singer, a force choice: Being a good musician or being a good archeolog?

RS: Good musician.

İÇ: Müzikle hiç alakan olmadığını varsayalım: İyi bir yönetmen olmak mı yoksa iyi bir müzisyen mi?

RS: İyi müzisyen


İÇ: Fill in the blanks, please:
.............................. is the world's most fabulous object.

RS: Music Instrument

İÇ: Boşlukları doldurun:
Dünyanın en harika nesnesi ……………’dir.

RS: Müzik enstrümanı


İÇ: If I were a revolt, I would be ..................................

RS: Carpenter

İÇ: Bir isyan olmak isteseydim ……………. olurdum.

RS: Marangoz


İÇ: Lastly, what would you like to say more?

RS: Peace and love for all

İÇ: Son olarak eklemek istediklerin?

RS: Herkes için huzur ve sevgi.


(*) Kutsal Kitap (2014), Yeni Yaşam Yayınları, ss.705.


Çeviri için Pınar K.’ya teşekkürler.

Special Thanks to Pınar K. for translation.


Yorum Bırakın

Subscribe to Posts | Subscribe to Comments

             

Hakkında

Ulaşılabilir bir söyleşi kütüphanesi oluşturmak için çıktığımız -Çeviride Pınar K. ve geri kalan tüm işlerde İrfan Çinar- bu yolda 'Hasbihâl efendim'i açabilecek kadar kelimeye sahip değiliz. Dirsek temasında konuşmaktan başka gayemiz yoktur. Çok şükür kimsenin de ziline basıp kaçmamışızdır. Ayrıca her türlü ihtiyacınız için (reklam verme, görüş, öneri, şikayet vd) aedinterview@gmail.com adresine posta kartınızı bırakabilirsiniz.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Tüm Hakları Saklıdır © AED Söyleşi